“Bak yine akÅŸam oldu” diyorum kendi kendime akÅŸamın bu saatinde(19:10) yoÄŸun toplantı programından sonra evime doÄŸru “metrobüs” adı verilen kimi zaman iyiki varmış dediÄŸim, kimi zaman ya böyle sistem olur mu diye söylendigim her ne kadar söylenenden yavaÅŸ olsa da yine de ÅŸimdilik en hızlı güzergahta olduÄŸundan tercih ettiÄŸim kara vasıtası ile yolculuk ederken…
Bugün bir farklı psikolojim, sanırım toplantının olumlu geçmesinden olsa gerek kara kara düşünüyorum. Bunca iÅŸ mart ayına kadar beni mahvedecek…
Insanlar fena gerilmiÅŸ kriz ile İstanbul trafiÄŸinde harmanlanınca… Az daha kavga çıkıyordu :)
Gün boyu çalış çalış yorgun halde eve gidip iki lokma atıştırıp serilebilmek istiyorlar elbet aptal kutusunun (kızmayın bu genel tanımı) karşısına…
Benim öyle derdim yok neyseki evlenmeden önce de pek kullanmadığım hatta mümkünse yakınından bile geçmek istemediğim TV yi evlendikten sonra evime sokmadım.(Ya tamam sokmadık)
Yadırgayan çok oluyor elbet “e ne yapıyorsunuz o zaman” anlamında bir sürü sorgu denemeleri yapıyor hayatlarında TV ye büyük yer ayırmış olanlar. Ya tabi sokmam kaza ile göz ucu deÄŸse göz ucunu veren ruhunu kaptırır misali çakılıyorum koltuÄŸa dur az daha diyemeden.
Bak daha yazı bitmeden başka 2 kişi başladı ağız dalaşına.
Neydi o gezegenin adı merkür mü?
Ya hani astrologlar diyor ya “aman tartışmayın gezegen geçiyor”. Valla ben anlamaz hocam, bilmem öle gezegen geçiyor falan tepem atarsa kafa göz dalarım!(ÅŸaka ÅŸaka korkağım zaten ben gezegenin geçmesine gerek yok. Aynen arazi vitesine takarım)
Yarim sitemi duyurmuş, acayip duygulandım. Aile dayanışması :)
Yorum Yok
Yorum Yapın