Insan bazen yolda bir tezgah görür, bildiÄŸin el arabası halbuki hiç bir niteliÄŸi olmayan normalde yüzüne bile bakmayacağın belki de…
Düşün ki bu bir erik tezgahı olsun.
Öyle bir andır ki canın çeker belki hiç sevmesen de…
O an alamazsın…
Belki paran yoktur…
Belki camdan görmüşsündür bağırmaya takatin yoktur…
Belki de bambaÅŸka bir sebepten…
Aradan zaman geçer o gün elde etmeni engelleyen herneyse kalkar ortadan hatta daha da iyisi koca bir erik tarlan olur. Ama yetiÅŸen eriklerden hiç biri o tezgahtaki hazzı vermez. Hiçbir erik o deÄŸildir ve olamaz da…
Bazen dedik ya öyle bir zaman olur, olur hakikaten. Gün gelir top oynarken sana kasti çelme taktı diye aÄŸzını burnunu kırmak istediÄŸim çocuÄŸu özlersin olsa çelme taksa düssem belki dizim kanasa…
Ama anlarsın geçmiÅŸtir artık ne top vardır ortada, ne de o çocuk…
Aklına gelir, yeni taşındığın mahallede top onun diye seni oynatmayan o gıcık piç kurusuna inat biriktirdiÄŸin harçlıklarınla aldığın topla öylece boÅŸ tarlaya bakışın. Üstünde sevdiÄŸin takımın forması hatta o harika çalımlar atan yıldızın numarası bile yazıyordur sırtında ayağın da gıcır gıcır spor ayakkabılarınla öylece kalışın… O burukluk karabasan gibi yapışır yakana, çırpınır ama kurtulamazsin. Zaman gelir oturur kaldırıma, aÄŸlarsın o geçmiÅŸteki masum çocuÄŸa…
1 Yorum
26 Haziran 2009 @21:07
Bir kaç zamandır ben de düşünüyordum.
“Büyüyünce yapçam”, “Param olsun da yapçam” dediÄŸim ÅŸeyler..
Meğer zaman geçmiş büyümüşüm ben,
param da olmuÅŸ biraz ama kalmamış içimde hiç heves…
Hesap kitap yapmadan,
tüm çikolata/dondurma reyonundaki şeyleri satın almak,
bana mantıklı gelmemeye başlamış.
Araya zaman, araya mantık girmiÅŸ…
Yorum Yapın