Cumartesi gecesi saat 23:00′da ancak iÅŸlerimi bitirebildim. Eve gitmek için yola çıkmıştım. Bilenler bilir Kasap sokaktan çıkıp Zincirlikuyu metrobüse geçmek için bi üst geçit var. Gayet kendi halimde sallana sallana yürüyordum ki merdivende beni karşılayan bir sarışın hayranımla karşılaÅŸtım. Onca insan geçti yerinde kıpırdamayan güzel ÅŸey beni görür görmez koÅŸa koÅŸa yanıma geldi :) Elimi uzattığım anda iki ayağı üzerine dikilen kedicik kendini sevdirmek için türlü ÅŸebeklik yaptı. Biraz sevip yoluma devam edecektim ki peÅŸime takıldı :) Zincirlikuyu metrobüs çevresinde gidebileceÄŸi hiç bir yer yok. Orada kaldığı takdirde ezilme tehlikesi çok canımı sıktı. “Nasıl taşırım ben ya, heyecanlanıp gürültüden elimden atlarsa…” diye düşündüm biraz…
“Sıkıca ensesinden tutarım kaçamaz biraz da hızlı yürürsem olur bu iÅŸ diye düşündüm.” EÄŸildiÄŸimde kaçacak diye beklerken kucağıma atladı direk ufaklık. Yol boyu tutmama bile gerek kalmadı koluma öylece serildi. Karşıya geçtim ama bir sorun daha vardı kasap sokağın köşede azman bir köpek bulunuyor ben görmeden geçebilmek için içimden ne dualar ettim, keza geçtim de… KediciÄŸi bir sürü yavru kedinin olduÄŸu her gün oranın güzel insanları tarafından bu kediciklerin beslendiÄŸini biliyorudum, o civara bıraktım. Fakat iÅŸin ilginci küçük hayranım beni bırakmıyordu :) Otoparkın avlusuna eÄŸilip bıraktım arkamı döndüğümde tekrar duvara sıçrayıp peÅŸimden geliyordu.
Bu böyle 3-5 kez sürdü duvara çıkıp kucağıma zıplıyordu “Bırakma beni” der gibi içim parça parça oldu alıp eve götürmeyi çok istedim ama evimde 2 tane 2.5-3 yaÅŸlarında kedim var(ÅŸurada ve ÅŸurada görebilirsiniz :)) ve onu asla rahat bırakmazlardı. İstemeyerek de olsa hafiften poposunu biraz pışpışladım ama hiç umrunda deÄŸildi. “Götür beni de ne olursa olsun” diye bakıyordu yüzüme. Baya düşündüm ama alamadım. Çok sorun olacakdı… Mecburen biraz daha hızlı dokundum kalçasına hemen atlayıp kaçtı. Ben de uzaklaÅŸtım oradan…
Sanki beni uyarıyormuÅŸcasına azman köpekle burun buruna geldi öyle bir havladı ki “Neden bırakıyorsun onu burada? Al evine götür” diye bağıran bir gür sesti.
“Alamam çok isterim ama alamam” diyerek uzaklaÅŸtım oradan. Bir lokma boÄŸazıma düğümlenmiÅŸ kalmıştı.
Keşke fırsatı olsaydı da alabilseydim :(

6 Yorum
19 Ekim 2009 @21:09
ne tatlı kediciiiiiik:D
21 Ekim 2009 @16:56
Geride bırakmak çok zor oldu :\
27 Ekim 2009 @12:27
İnsanın her dünü bugünün keşkesi,
Her bugünü yarınının keşkesi,
ne yaparsa yapsın yaşamının her anı bir önceki anının keşkesi olmaktan kurtaramıyor.
An’ı yaÅŸa ötesini bırak!
27 Ekim 2009 @12:29
sanırım anlatmak istediğimi tam ifade edememişim :) Sağol İsmail ;)
27 Ekim 2009 @12:40
Hayır efendim, anlatmak istediğinizi çok güzel anlatmışsınız.
Yorumum biraz farklı gibi, ama farkeden birşey yok, aynı kanaldayız.
27 Ekim 2009 @13:17
o zaman ben yanlış anladım beğendiğine sevindim.
Yorum Yapın