Bu hafta BuluşTrend ile ilgili ilk şeylerden BuluşTrend ve Cumartesi başlıklı yazımda bahsetmiştim.
Fakat gerçekten küçük kısa bir notla bitebilecek bir gün değildi.

Hatırlaması zor ne çok şey varmış meğer.
Fatmanur Erdoğan ile tanışma fırsatı da buldum. Çok sohbet edememiş olsam da bir sonraki karşılaşmamızda eminim çoğu zaman Uğur hocaya yaptığım gibi onu da soru yağmuruna tutacağım. Benim ilk günki notlarımın haricinde Fatmanur hanım şu yazısında, Uğur hoca şu yazısında benim hatırlamakta güçlük çektiğim noktaları işaret etmişler.
Sanırım artık ciddi bir şekilde not tutmayı öğrenmem gerek o kadar çok kaçırdığım detay var ki, okurken “ya ben orada değil miydim?” dedim kendi kendime.
O konuşmanın içerisinde tam metni aklımda kalmayan bir cümle vardı, sağolsun Uğur hocam hatırlattı.
“En” kavramı tehlikeli bir kavramdır. Üstelik her zaman geçilebilir. En çok yük kaldıran kişi olabilirsin. 300 kilonun altına girersin. Bir süre sonra başkası 350 kilo kaldırabilir. Ama “ilk” hiçbir zaman geçilemez. Hep “ilk” olarak kalırsın.
Bitmeyen BuluşTrend İstiyoruz!
Uğur Özmen ile oturup Young Guns`ı öncesi ve sonrası ile dinledik, biz sorduk o cevapladı.
Nasıl hazırlanıldığı ve neler yapıldığı ile ilgili sorularımızı ardı ardına sıralarken Uğur hocadan aldığımız rahat ve samimi cevaplarla oldukça fazla şey öğrendik.
Bu sohbeti kaçıranlar [1], [2], [3], [4], [5] serilerinden bilgi edinebilir.
Bunun yanında Mart ayında başlayacağını duyduğumuz Young Guns – 1.1`in süreçlerini, nerede ve nasıl yapılacağını da Uğur hocanın direkt kendi ağzından dinledik.
Yaklaşık 3 saat süren bu oturum esnasında gerçekten çok fazla şey konuştuk ama saat oldukça ilerlediği için bir sonraki sefere devam etmek üzere sözleşip ayrıldık.
Ayrılırken bu sohbetin tadı damağımızda kaldığı her halimizden belli oluyordu :)
Özel Teşekkür…
Ali Nasuh Mahruki, Fatmanur Erdoğan, Uğur Hocam, Ömer Ekinci…
BuluşTrend Fotoları
[album id=1 template=compact]
Yorum Yok
Yorum Yapın