Kategori arşivi: Ben Nasıl Blogger Olucam

Gittikçe körelen bir adet: Blog Yazmak

nokia_6300_zoomBen blog yazmaya başlayalı 6 seneden fazla zaman olmuş. İlk günlerimi hatırlıyorum da her hafta bir şeyler yazıyordum. Tabi bunda en büyük etkenlerden biri Beylikdüzü’ünden kalkıp Gayrettepe’ye işe geliyor olmamın büyük etkisi var. 2 ila 2.5 saat civarı süren yol maceramda biraz yazıyor, biraz uyukluyordum. İlk blog yazmaya başladığımda Nokia 6300 bir telefonum vardı. Onunla Edge ile bağlanıp bir şeyler yazmaya çalışıyordum.
Okumaya devam et

Sen benim kaç takipçim var biliyor musun???

Uzun zaman sonra Erdal Erdoğdu`nun verdiği çoşku ile yeniden karşılaştığım mimleme* olayı olmasa, belki de 1 aydır adam gibi bir yazı yazmamıştım. Sağ olsun, var olsun… Onun verdiği çoşku ile önce Teakolik’in, sonrasında Arman Acar`ın yazılarına denk geldim. Efendi efendi okurken, Arman`ın “öyle boş durmakla olmaz, sen de konuş bakalım” demesi ile kendime geldim ve işte buradayım…

Açıkçası Twitter sadece online mecrada değil, tüm dünyada çok ciddi şeyleri değiştirdi.
İnsanların popülerite anlayışı, yazılı ve görsel basında yapılan haber anlayışı vs…

Benim ele alacağım konu : SUNİ POPÜLARİTE
Teakolik(Takipçi toplamak) ve Arman bu konuyu haylice irdelemişlerdi, hatta Arman küçük küçük örnekler de vermişti. Ben bu konuyu tesadüfi bir şekilde deneyimlemiş birisi olarak, size birkaç şeyden bahsetmek istiyorum.

Öncelikle Popularite nedir onu öğrenelim…
Popülarite: İnsanlar tarafından sevilme, ünlü olma, ilgi görme
Suni Popülarite: Popüler olmamak ama “MIŞ” gibi yapmak! Okumaya devam et

AMD Vision Challenge yarışmasında yarışıyorum demiştim ya hani…

Arkadaşlar eğer beni sosyal ağlardan takip ediyorsanız mutlaka tanık olmuşsunuzdur.
Bir yarışma için sizlerden oy istiyorum.
Peki nedir bu yarışma?

Bu yarışma AMD tarafından düzenlenen VISION teknolojisini tanıtma üzerine kurulu bir yarışma.
Bu yarışma ile birlikte AMD tarafından bana üzerinde AMD teknolojisi kurulu bir adet Notebook hediye edildi.
Okumaya devam et

Bundan 2 sene önce… @devletsah'ın konuğuydum ben

Bundan 2 sene önceydi Devletsah ile birlikte aşağıdaki videoyu çektiğimizde…
O zamanlar SosyalRadyoda 1-2 deneme yayını yapmış daha sonra zaman ayıramamıştım.
Sonrasında Can Paçacı ile çok konuştuk yapalım, yaptık, yapcaz.
Onun işleri, benim işlerim, Ezgi`nin doğumu, benim savsaklamam derken tam 2 sene geçti üzerinden…
Okumaya devam et

Biri bizi kazıklıyor mu?

Şu fırsat sitelerindeki indirimlerin bazılarına gerçekten anlam veremiyorum!
Kampanyaların bazıları gerçekten mantıklı 40 TL yerine, 30 TL zor da olsa tölere edilir ya da adam 10 TL’yi bir şekilde kârdan düşerek, 1 TL kâr elde ederek müşteri memnuniyeti ile internet ile vs vs vs bir çok neden ile kaybettiği 10 TL’yi kurtarabiliyor.Tamam kabul “sürümden kazanıyorlar” falan mantığı var…

Buraya kadar herşey güzel, herşey mantıklı.
Tamam da kardeşim, bu sabah aldığım bir mail sonucu ulaştığım şu yandaki ilanda nasıl bir mantık söz konusu birileri bana açıklasın…

4.500 TL olan kursu 299 TL’ye nasıl satarlar? Ayrıca bu 299 TL’lik rakamın içinde, bir de bu sitenin payı var!

4.500-299=4.201 TL’den vazgeçiyorlar.
Yandaki görselden de görebileceğiniz gibi, ekran görüntüsünü aldığımda kampanyanın bitmesine 7 saat vardı ve tam 179 kişi satın almıştı.
Tamamını kâr kabul etsek 179*4.501=805.679 TL kardan zarar etmiş oluyorlar!

Hadi diyelim ki fiyat aldatmaca!
Ortalama kurs fiyatları 3.000-3.500 arası tutuyor (Aşağı yukarı!)
Diyelim ki burası köhne bir yer (ki hiç sanmıyorum!) ve ucuza eğitim veriyorlar.
Diyelim ki fiyatı %100 şişirdiler…
4.500/2 =2.750 TL gerçek fiyatı olsun. 2.750-299=2.451 TL indirim yapmış olsunlar.
2.451*179=438.729 TL nasıl bir indirim yapabiliyorlar? Okumaya devam et

Ben Nasıl Blogger Olucam – 6

Önceki yazılar [1],[2],[3],[4],[5]

Taha`nın friendfeed üzerinden sorduğu soru üzerine yazının yayınlanma zamanı hakkında birşeyler söylemek istedim.

İlk etapta çok önemli olmamasına karşın yazdığınız yazının daha çok kişiye ulaşması açısından önemli ve de değerli bir kriter olduğuna inandığım bir konuda yazının yayınlanma zamanıdır.

Ben tutup burada “Ya ben yazıyorum okuyan okur okumayan okumaza banane yaaa!” triplerine girecek değilim. Açıkcası yazdıklarımın okunması umurumda olmasa idi blog açıp yazmaz kendime güzel bir defter alıp oraya kendi kendime yazardım. :)

Peki ben ne yapıyorum?

Yazılarımı yazdığım zaman gerçekten çok belirsiz her an oturup yazabiliyorum. Mümkün olduğu kadar yazılarım arasında 15 günden fazla zaman aralığı bırakmamaya çalışsam da hala düzensi bir periyot ile yazdığım gerçeğinin farkındayım. Ben bunun üzerinde çalışırken size de bir üstaddan aldığım tavsiyeden bahsetmek istedim.

“Frekans çok önemli! İster gece ister gündüz öğlen arası ne zaman yazarsan yaz. Sadece aynı gün ve saatte yayınla! Mesela Pazartesi sabah 09:00 da yayınlıyorsan yazını ben pazar akşamı kendi kendime ‘yarın kaloglu yeni yazısını yazacak ofise gidince okuyayım’ demeliyim…”

Üstüne çok söz söylemek istemiyorum bunun… Uzun zamandır çabalıyor olmama rağmen hala hep aynı gün yayınlama hususunu beceremedim. Fakat benim adet edindiğim şey yayınlama saati.
Yazılarımı genellikle geceleri yazıyorum.
Nadiren de olsa seyahatler sırasında araba da yolculuk ederken yazdığım zamanlar da söz konusu ama gerçekten çok az. Buna rağmen yazılarımın neredeyse hiçbiri denecek kadar azını gece yayınlamayı tercih ediyorum. Özellikle hafta sonu yazı yayınlamamak gibi bir adetim var.
Sanki hafta sonu yazdığım yazıdan kimsenin haberi olmayacakmış gibi gelir bana.
Bu nedenle tüm yazılarımı hep hafta içi ve 10:30 – 12:00 arasında yayınlanacak şekilde zamanlarım.

Tekrar altını çizmem gerek ki bu zaman da yayınlıyor olmanın sizi çok okunan biri yapması gibi bir şey söz konusu değil fakat sizi takip eden çok fazla kişinin yeni yazı yazdığınızdan haberdar olmasını sağlayacak küçük yardımcı bir etken.

Bu tıpkı gerçek hayatta neyi ne zaman söyleyeceğini bilmek gibi bir şey… Düşünsenize TV de en çok izlenen dizilerin karşısına yeni bir dizinin ilk bölümünü koymak ne kadar mantıklı? Veya tam önemli bir derbinin olduğu saatde bir dizi yayınlamak?

Örnek foto biraz olsun ne demek istediğimi açıklar sanırım :)

Ben Nasıl Blogger Olucam – 5

Ben nasıl blogger olucam serimize kaldığımız yerden devam edelim. :)
Diğer yazılar [1],[2],[3],[4] henuz göz atmadıysanız onlara da göz atmanızı tavsiye ederim.

Evet bu benim maceram bir şeyler yazmaya başladığımdan beri kendi acemiliğim ve bunun içerisinde gözlemlediğim detaylarla ilgili size bir şeylerden bahsetmek istediğim bir yazı dizisi olduğunu daha önce de söylemiştim.

Şimdiye kadar üstadları okuduk, sonrasında yazdığımız yazılarda nelere dikkat edeceğimize karar verdik…

Peki yazımızı yayınladıktan sonra daha çok kişinin görmesi için neler yapabiliriz?

Okumaya devam et

Sosyal Medya Hakkında

Bir Kaç gün önce İnternette Tanışmak linki ile katılmış olduğum canlı radyo programının kaydını yayınlamıştım.

Oldukça güzel geçen bu sohbetin ardından bir Ankara ziyareti esnasında aynı radyo kanalı ile haberleşip daha uzun bir program çekmeye karar verdik.
Stüdyo ya ilk alışma evresinde biraz heyecanlansam da sonrasında rahatlayıp daha rahat bir şekilde programı tamamladık.

Lafı çok uzatmadan linki koyayımda siz de dinleyin bakalım nelerden bahsetmişiz :)

İnternette Tanışmak…

Benim için heyecanlı bir ilk denemenin başlangıç cümleleri bunlar…

Ama gerçekten oldukça zor oluştu bu satırlar. Aslında canlı yayında konuşmak, benim için  şu satırları yazmaktan çok daha rahattı!
Günlerdir düşünüyorum Nasıl yazmalıyım?, Nasıl başlamalıyım cümleye? diye…

Neyse çok uzatmayayım siz bir yandan (play) tuşuna basın bir yandan dinleyin bir yandan ben size anlatayım neler oldu… (Çok değil 10 dk lık bir sohbet ;))
Okumaya devam et

Ben Nasıl Blogger Olucam – 4

Son bir senedir ara ara yazıyorum bir şeyler, Ben Nasıl Blogger Olucam kategorisi altında sıraladığım yazılarda şimdiye dek genelde okuduğum üstadlardan bahsetmiştim. Buna yine devam edeceğim elbette, yalnız biraz ara verip yazmak ile ilgili  birşeylerden bahsetmek istedim.
Tabii ki bu bahsedeceklerim birer kural değil, sadece kendi izlenimlerim.

Okumaya devam et