Etiket arşivi: Kısa Hikaye

Çaresiz – 11. Bölüm

TakımElbiseÇalıştığı ofiste yine en sinir bozucu günlerden biriydi…

Herkes onun üzerine geliyor gibi hissetti ve içinde büyük bir çığlık atma isteği kabardı. Elleri ile saçlarını kavradı, derin bir nefes aldı, tam avazı çıktığı kadar bağırmak üzereyken kapı açıldı. İçeri giren adamı görmesi ile içindeki bütün şişkinlik bir anda kayboldu. Simsiyah takım elbisesi ile içeri girdikten sonra, yüzündeki gülümsemesi sihirli bir dokunuş gibiydi.Kirli sakalı, gülümsemesi ve kulaklarının dibine düşen saçları ile esmer teninin aksine ışıldıyor gibi geldi bir an…
Okumaya devam et

Çaresiz – 10. Bölüm

İlk seansının bitmesine yakın yine o akıllı küçük kız gibi hissettiren ses tonunu takındı…

“Fala inanır mısınız?” diye sordu. Karşısındaki adam gülümseyerek cevap verdi. “Ben bilime daha çok inanırım.”
Küçümser olduğu belli olmasına karşın bu gülümseme içini ısıtmıştı. Gülümsediği esnada gözleri kısılıyor ve keskin mavi gözleri, göz kapaklarının oluşturduğu ince çizgi arasından denizden yansayan bir ışık hüzmesi gibi gözlerini alıyordu. Masanın üzerinde duran isim tablasına baktı….

Okumaya devam et

Çaresiz – 9. Bölüm

20130803-153818.jpg“Yaklaşık 1,5 yıl önceydi” diyerek anlatmaya başladı.
Gergin olduğu ses tonundan belli oluyor, fakat olayları gayet sakin bir şekilde anlatıyordu…

Karşısında duran deri koltukta kendinden oldukça emin bir şekilde oturan iyi giyimli adama doğru bakarken, kısa bir süre de olsa -şu meşhur psikolog koltuğuna mı otursaydım acaba- diye düşündü. O koltuk üzerinde ne kadar güzel sevişilebileceğini gözünde canlandırdı.

Psikoloğunun ona ilk sorduğu soru “uzanmak ister misin?” olmuştu. Yine muzip bir gülümseme yerleşmişti yüzüne, kırmızı tekli koltuğa bakıp “burada oturabilir miyim?” diye karşılık verdi. Konuşurken kendini akıllı, küçük bir kız çocuğu gibi hayal etti. Aslında içinden geçen şey, o kırmızı koltukta otururken, ne kadar seksi ve ateşli gözükeceğiydi….

Okumaya devam et

Çaresiz – 8. Bölüm

Oturduğu yatağın üzerinden kalkıp şifonyerin önüne gelip oturdu…

Aynanın karşısında kısa bir süre yüzünü inceledi. Yanında duran şarap şişesine uzanıp, içmeye başladı…
İki eliyle yüzünü kapatıp bir süre bekledikten sonra aniden ağlaması kesildi. İki eliyle yüzünü tanımaya çalışır bir halde suratında dokunmadık yer bırakmadı. Önce yanaklarına dokundu sonra kulaklarına…
Sağ elini dudaklarının üzerine koydu ve küçük dokunuşlarla dudaklarını okşamaya başladı. İşaret parmağı dudaklarının tüm hatlarını yeniden çiziyormuş gibi üzerinde gezindi. Sonra aniden avucunun içi ile dudaklarında duran kıpkırmızı ruju ağzının her tarafına yaydı. Aynadaki yüzüne daha dikkatli baktı. Bu hali fazlasıyla bir palyaçoya benziyordu. Aynanın önünde duran kağıt ve kalemi alıp bir şeyler yazmaya başladı…

Okumaya devam et

Çaresiz – 6. Bölüm

Sabah olduğunu farketmedi bile…

Yatağın üzerine oturmuş, hemen karşısında duran aynada kendini seyrediyordu. Sigarayı ağzına götürüşünü, dumanı var gücüyle içine çekerken yüzündeki ifadeyi, sigaranın ucundaki kor parçasını…
Kendisini tanımaya çalışıyor gibi her detaya dikkat ediyordu. İçinden kendi kendine söylenmeye başladı.

“Benim arkamdan ağladıklarında umursamadıklarım da sabahlara kadar böyle bekliyorlar mıydı?
Onları da uyku tutmuyor muydu?
Ne kadar da acımasız mışım meğer…
Herhalde onlara yaptıklarımın bedelini ödüyorum.
Evet, Evet! Kesin ben acımasızca geride bıraktığım aşıkların diyetini ödüyorum” Okumaya devam et

Çaresiz – 5. Bölüm

Hastaneden çıktıktan
sonra bir sigara yaktı ve yürümeye devam etti. Sigarasından derin
bir nefes çekti, sigaraya doğru baktı ve ucundaki kor kısma
ciğerindeki bütün dumanı kuvvetlice üflerken kendi kendine alay
ederek söylenmeye başladı…
– Kadının sokakta sigara içmesi ayıp, kadına yakışmaz…
– Ayıbıma sokayım!
– Küfür hiç yakışmıyor…
– hastir lan!
– hahahaha

Okumaya devam et

Çaresiz – 4. Bölüm

Hazırladığı masaya son bir kez daha baktı…

Kendi hazırladığı masanın görüntüsüne hayran kalmıştı. İçinden kendi kendine “Harikasın tatlım!” diye geçirdi. Kendi kendinden hınzır bir makas aldığını düşündü bir an. Sonra da utangaç bir çocuk gibi gülümsedi… Uzanıp masanın üzerindeki mumları yakarken örtünün bir kısmının toplanmış olduğunu fark etti ve sol eliyle düzeltirken parmağındaki yüzük dikkatini çekti. Yüzüğün üzerindeki tek taş çığlık atıyormuş gibi geldi o an…

Okumaya devam et

Çaresiz – 3. Bölüm

Umutsuz bir şekilde telefonuna bakındı…

Aslında telefonu bulduğunda tam olarak ne yapacağını da bilmiyordu, sadece telefona ulaşmak istedi bir an. Sonra aniden vazgeçti, olduğu yere çöktü ve yeniden ağlamaya başladı. Hiç bir şey yokken ağlamalarına, artık arkadaşları dahil herkes alışmaya başlamıştı. Kimse bu duruma anlam veremese de, yine de herkes zamanla alışmaya başladı.

Ağlamaya devam ederken doğruldu Okumaya devam et

Hakkı Yaren – Bir acayip hikaye

Geçtiğimiz Cumartesi gecesi, yok yok hatta Pazar sabaha karşı idi. Nasıl bir kafa ile yazdım bilmiyorum ama oturdum nereden başlayacağı nereye gideceği konusunda hiç bir fikrim olmayan bir hikaye yazmaya…
Öyle dosyaya falan değil, direkt twitter`a…
İlginç başladı, daha ilginç ilerledi ve çok daha ilginç bir şekilde son buldu…
Sabah olunca da bari bunları blog yazısı haline getireyim de insanlar görsün benim nasıl bir manyak olduğumu diye de içimden geçirdim :) Aynen attığım sırayla ve noktasına virgülüne dokunmadan aşağıya yazıyorum… 

Sizin için söyleyecek sözlerim var çocuklar. Sizin için 2 satır kafa karıştıracak kısa cümleler hazırladım. Burada olan kulak kesilsin…
Bilirsiniz, her insan kendi başına buyruk yaşar ve hep bir bildiği vardır. Kimi yanlış, kimi doğru mutlaka herkesin bir bildiği vardır.
Öyle ki bu insanlar, o kadar bilgilidir ki daima sizleri yargılarlar ve hep diyecek bir sözleri vardır. Kimi boş, kimi dolu ama hep vardır.
İşte bizim de hikayemiz tam burada başlar. Okumaya devam et

Çaresiz – 2. Bölüm

Kendinden geçmiş bir şekilde uyuyordu. Yatağın üzerinde ıslak, çıplak ve çaresiz…

Burnuna gelen koku ile gözlerini açmadan gülümsedi. Her şeyin, sadece kötü bir kabus olduğuna inandırmıştı kendini. Gülümsemesi tüm yüzüne yayılmıştı ki, mutlu bir ifade ile ağır ağır açtı gözlerini…

Okumaya devam et