Ali İsmail Korkmaz, daha 19 yaşında düşlerinde özgür dünya

ali ismail korkmazKabul etmem 6 kansızın öldürdüğünü!
Onlar dövmeden ölmüştü O,
bi sözde doktor eve yolladığında da ölüydü zaten!

Katil ayakta öldürmüştü onu,
daha ilk cop tenine değmeden
ve bir doktor ona git demeden…
32 Milyon kişi’nin, yani her ikimizden birinin ellerinde!

Tam 12 sene önce öldürmeye başlamıştık onu
yani daha 7 yaşındayken ve daha milyonlarca küçük çocuğu
o gün zehirledik el birliğiyle hem de…

ALİismailKorkmazYıllarca direndi
“Yiğit” ALİ,
“Kurban” İSMAİL
ve “Yürekli” KORKMAZ!
Ama sonunda öldü!
Daha ilk cop tenine değmeden!

Ali İsmal Korkmaz`ı dövdüler 6 kişi,
Tek başınaydı, sokak ortasındaydı,
Bir tekme düşürdü, diğerleri vurdu,
O’nunsa tek silahı onuruydu…

ali-ismail-korkmaz-davasi-ertelendi-1Daha 19 yaşında,
Düşlerinde özgür dünya…

ALİ İSMAİL KORKMAZ
Bu direnç YIKILMAZ!

LG-G3 ile yeni ve farklı bir deneyim

Geçtiğimiz hafta LG tarafından New York, Londra, San Fransisco, Seul ve Singapur ile eş zamanlı olarak İstanbul Grand Tarabya Otel’de gerçekleştirilen LG’nin yeni telefonu G3’ün lansmanındaydım.

G3_Colour_Range G3_Metallic Black_Range

Telefona çok kısa bir süre olsa da göz atma şansı buldum.
Kendilerinin söyledikleri şeyleri aşağı yazacağım için kendi gördüğüm küçük bir kaç detaydan bahsetmek istiyorum. Öncelikle cihazın dış yüzeyi G2’de ki plastik görünümden kurtulmuş gözüküyor. Bir de şu aşırı Samsung Galaxy benzerliğinden kurtulması da cabası. Arka yüzde bulunan ve diğer bir çok akıllı telefondan farklı olarak geliştirilen Açma-Kapama ve Ses tuşlarının tasarımı Okumaya devam et

Bir ezidi, bir suryani, bir müslüman…

Aşağıdaki hikayeyi Gezi olaylarının ilk günlerinde bir blog yazısının altında okumuş, çok sevmiştim ama sonra bir daha bulamadım.
Ben de başkaları da okuyup, paylaşabilsin diye aklımda kaldığı kadarıyla yazayım dedim…

Tarihin birinde o eski dostlukların ilk kırıldığı zaman denk gelir bu mevzunun vuku bulması diye anlatılır…

Bir Ezidi, bir Süryani ve bir Müslüman genç birlikte gezer olur, düşerler yollara. Bilinmedik, görülmedik yerler görme uğruna. Zaten bu olaya kadar da dostlukları bakidir her daim. Hep omuz omuzadırlar. Kurttan, çakaldan birlikte kurtulur hayatta kalırlar onca zaman… Okumaya devam et

İnsanım ben…

Ben etten, kemikten bir insanım.
Hatalarım,
doğrularım,
yanlışlarım,
hatta belki bazen kazık atmışlıklarım bile vardır benim…

Bir Aralık gecesi dünyaya gelmiş bir insanım.
Her ölümlü gibi günahları avuçlamış,
büyürken düşüp dizini kanatmış,
canı yanınca oturup ağlamış,
hatta kızınca küfretmiş olduğum zamanlarım bile vardır benim…

Yalnızlığa muhalif çığlıkları olan bir insanım.
Herkes gibi soğuk olunca üşümelerim,
sıcağı görünce terlemelerim,
kimsesiz kalmış endişelerim
ve elbette büyük korkularım bile vardır benim…

 

Provake edilmekten Bıktım!

Twitterda yayınladığım gündeme ve geleceğimize dair içimden geçenleri maddeler halinde yazmıştım. Onları burada toparlamaya çalıştım. Bu yazı yayınlandığı sırada atılan mentionlar içinde araya küçük notlar ekledim.

DHKP/C adı altında konuşan kaynağı şüpheli gruplar umurumda bile değil. Olay en başından beri çarpık dizayn edilmiş bir senaryodan ibaret olayın kendisi doğru düzgün belli değilken ölen çocuk ülkücü sanılsın diye herşey yapıldı. MHP gaza gelmeyince BDP’ye yüklemeye kalktilar bu daha sonuçlanmadan nasıl olduysa Keleş açıklamaları geldi. Mesnetsiz tavırlar kaile alınmayinca bi anda facebook grubu ustlendi. Sonra ne olduysa birden grup mesajlari sildi gitti.

(Ek Not: Bu yazı yazıldığında zaten DHKP/C üstlendiği bir çok yerde duyuruldu mevzu kimin üstlendiği değil. O sürece kadar olayın kimlere yamanmaya çalışıldığı) Okumaya devam et

Özledim

Affet beni!
Affet dün gece seni çok özledim ve bunu sana söyleyemedim.

Seni tüm zırhlarımdan arınmışken özledim,
Örtülerim üzerimde değilken,
Tüm maskelerimi çıkartmışken,
Affet beni!
Seni çırılçıplakken özledim.

Kışın soğuğu bastırıp ellerimi üşütmüşken,
Tuvaletin ampülü bozulunca, kapının kilidi kırılınca,
Pencere bir türlü kapanmayınca özledim…

Su içmek isteyip de yerimden kalkmaya üşenince,
Kahvaltıda sıkma portakal suyu içmek istediğimde,
Sucuğu doğramaya çalışırken elimi kestiğimde özledim…

Gece olup bir başıma o soğuk yatağa girdiğimde,
Ayaklarım üşüyünce, İçeride bir ses tıkırdadığında,
Duştan çıkacakken bornozu almayı unuttuğumu anlayınca,
En çokta sırtım kaşınınca özledim…

Affet beni!
Seni en savunmasız halimde,
Çırılçıplakken özledim.

Çaresiz – 11. Bölüm

TakımElbiseÇalıştığı ofiste yine en sinir bozucu günlerden biriydi…

Herkes onun üzerine geliyor gibi hissetti ve içinde büyük bir çığlık atma isteği kabardı. Elleri ile saçlarını kavradı, derin bir nefes aldı, tam avazı çıktığı kadar bağırmak üzereyken kapı açıldı. İçeri giren adamı görmesi ile içindeki bütün şişkinlik bir anda kayboldu. Simsiyah takım elbisesi ile içeri girdikten sonra, yüzündeki gülümsemesi sihirli bir dokunuş gibiydi.Kirli sakalı, gülümsemesi ve kulaklarının dibine düşen saçları ile esmer teninin aksine ışıldıyor gibi geldi bir an…
Okumaya devam et

Arenanın yeni savaşçısı: LG-G2 #sendenogreniyorum

LGG2Bu ay başında uzun bir aradan sonra yeniden bir deneme ürünü ile ilgili yorum belirtme şansı yakaladım.
Bu sefer misafirim LG`nin yeni bebeği G2… Tanıtımı için #sendenogreniyorum hashtagini kullanmaya başlamışlar.

Diğer incelemelerin aksine bu sefer kullanırken kendim aldığım notların haricinde telefonu 1 ila 3 gün arası kullanma fırsatı olan bir kaç kişinin daha yorumlarına yer vereceğim.

Telefonu 10 gün boyunca kullanma fırsatı bulan kuzenimin notu:

Telefonu ilk elime aldığımda dikkatimi ceken ilk şey telefonun ergonomisi oldu tam anlamıyla sinayabilmek için sim kartını takmak üzere turkcell bayiine götürdüm telefonu sim kartını telefona takmak için telefonu görevli arkadaşa Okumaya devam et

Phrasal Verbs denen zımbırtı

Yaklaşık 3 aydır ingilizce kursuna devam ediyorum.
Elementary seviyesinden başlayarak 3 kurluk bir serüvene atıldım gibi bir şey.
İngilizce bir çok kelime bilmeme rağmen bir türlü onları bir araya getirip cümleye çeviremiyordum.
Grammar bilgim olmadığı için bu sorun gerçekten tam anlamıyla bir cehennem gibi uzun zamandır başımdaydı.
Yabancı bir kaynak okumaya çalıştığımda yalan yanlış anladığım dökümanların başıma iş açması sonucu bu işin böyle devam etmemesi, çözümlenmesi gerektiğine karar verdim ve 3 ay önce bu serüvene atıldım. Nasıl oldu bilmiyorum ama bir anda herşey aydınlanmaya başladı.
2 ay önce hızlıca Elementary kısmını tamamladım ve Pre-Intermediate seviyesine devam ettim. Bu hafta Pre-Intermediate seviyesi de bitmek üzere.

Yaklaşık 3 ay önce bir liste çıkarmaya karar vermiş hatta çıkarmıştım fakat blog taslaklarında öyle kala kalmış duruyordu sonunda ben de yayınlayayım dedim :)

Kısaca söylemek gerekirse Phrasal Verbs, Edat ya da Zarf(PrePosition)`ın fiilden sonra gelerek oluşturduğu yeni fiillere denir. Bu fillerin de anlamları, edat ya da zarf eklenmeden öncekinden farklı olurlar :)

Örnek: They run into on Sundays.
Pazar günleri karşılaşırlar.
Run=koşmak  fiilini into edatı (preposition) run into=karşılaşmak olabiliyor

Örnek: He is looking it up on the internet.(Doğru)
Look up fiilinin arasına it zamiri gelmiştir ve kullanım doğrudur.
He is looking up it on the internet.(Yanlış)
It zamir olduğu için look ve up arasında girmelidir.

Bununlar iligli toplayabildiğim bir kaç örnek ile de bir liste yaptım :) Okumaya devam et

Uzun zamandır neden kimseye cevap vermiyorum, neden sessizim?

Geçtiğimiz hafta cumadan beri ortalarda yokum. Otomatik mesajlar dışında Twitter, Instagram, Foursquare, Message me vb uygulamaların tamamı benim için şu an kullanılamaz durumda :

Telefonum(iPhone 4s) zaman zaman normal konuşma esnasında saçmalayıp sesi karşıya iletmemeye başlamıştı(hoparlorden konuşabiliyordum) son dönemde de home tuşu gittikçe hassasiyetini kaybetmeye başladı. çoğu zaman 3-4 kez basmak zorunda kalınca garantisi bitmeden bakıma göndermenin faydalı olacağını düşündüm. Bu durumun 4 senedir aralıksız iPhone kullanan biri için zor olacağını biliyordum ama bu kadar sarsacağını tahmin etmemiştim.(şaka şaka yapamadığım bi kaç şey var ama öyle sarsılma falan yok ;))

Okumaya devam et